Kardan Adam Oluyor Benim Olmadığım Şehirlerde

Karanfil buğusu gözlerin
Gider bir ağacın üstünde durur
-nerede o ağaç şimdi, hangi anıyı kurutur-
Kış dönüyor benim olmadığım yerlerde
Dallarda kardan sesler
-iç içe geçiyor sesinle-
Yıkanıp duruyor çocuklar gecenin ipiyle
-yükselir mi dualarının rüyası-
Gökyüzünde yarım bırakılmış şehirler işte
-ıslak ve yeni dokunmuş ayrılıktan-
Benim olmadığım yerlerde
Kömür gözlü, havuç burunlu tüm gerçekler.

/… (Burada çoğalıyor sessizliğim -boğuluyor taşı indir denizin göğsüne- 
Taşın kalbinden çekileli yalnızlığın yeşili -sine taş deniz- Bu sonsuz parantezi kapat!)

Benim olmadığım yerlerde sen yoksun
O yüzden dağları ateşe vermiş mecnun çıkageliyor şehre
Yüzünde bir siyah mektup -yarayı içine koymayı ihmal etmemiş üstelik-
Beklemektir kış, yahut tabut.

İsrafil’in eline kıymık batana dek. 

-
-İçimde erimiş öpücükleriyle kış güneşi
Ağlamaklı bir şarkının kederli kardeşi-
onsekiz ocak ikibinoniki
Nergihan Yeşilyurt

http://www.mil0u.deviantart.com

http://www.mil0u.deviantart.com (Resim, sevgili Neşe Şahin'e ait.)


Gömülü bir Irmağın Yalnızlığıdır Bu:

Beraber yürüyelim, olur mu?

içimden dedim, içimden dedim…

***

Şiir: İbrahim Tenekeci
Melodi: Can Atilla/ Hamamda İlk Gözyaşları 
Ses: Karanfilkız
Klipleme: Derin Deniz
Hayat: Bulanamamış vaha.
Söz: Çöl. 
Ecel: Kavuşmak.
Sözlük: Cahil defterim.
Ben: İns ve Şeytan ve Melek ve Hû’dan örülü gül kalesi.
Sen: Ses ve Yara ve Karanfilli Gök ve Kurşun ve Hû’ya açılan kapı.
Yol: Kapının eşiğinde durmakla başladı, bir kapıdan geçmeden de son bulacak. 
Vasl: Cennet kumaşı, insan dünyada çıplak ve üşümüş.
Dua: Arzdan yapılma pul, iki çiftine bir mütebessim kuş satın alınabilir.
ve Hamd: Özleyen’in avucumuzda saklı sadakası. 

Ve Âh: Elif ve He. Sen ve O. İşaret edilen. İşaret eden. Bulunan.Bulan. Bilinen. Bilinmeyen. Varılan. Dönülen. Nefes ve Ateş. Su ve Nûr.  
… 


RÜYANIN FİRÛZESİ

Yahut Künh-i İfşâ

I.

Seni ikrâr edemediğinden çatladı gül:

Sen, göğsü ateşe verilmiş asumân
Uykusunda bekleyen güzel çoban
Kuyulardan çekip yüzünü
Kaybetmek mi yine avuç avuç
Ya da ninnilemekse martılar
Gülüşlerinden doğmuş çocuklarımı.

Sen, ölmüş bir kuşun pençesinde.
Benim ellerim mi gözlerim mi oyuk oyuk
Yakutuna dönüyor sahipsiz zindan
Balıklara dönüştük işte.
Bir Tanrı tanır bizi, bir de
Umudun kabzasında randevusuna geç kalmış melek.

II.
Sen, gümüş ayaklarla dilimde gezinen sühân:
Bakışlarına serçeler konmuş senin
Öpsem dudaklarımda kalır gülümsemelerin.

III.

Sen, rüyanın firûzesinde suyun yüzü
-tabiri yoksun-

Ölümlülüğün vaslını katlayıp cennete kaldırırım birazdan.

Nergihan YEŞİLYURT
Hayal Bilgisi Ocak 2012


Bu Kadar Övgü Yetmezse Size Aşk İlan Edeceğim Bay Wilson Bentley!

I.
Poljuscka Poşye’ isimli bir Çingene şarkısı çalıyor.
Şairler, “Kış, şiirsel bir mevsimdir.” diyorlar. Peki, aklım bomboşken bu şiirsel mevsimin ilham perileri bana ne yazmam gerektiğini hatırlatacak mı? Haber bültenleri fırtınayı, karı, buzu yüklenip kapımıza gelen kışın kentleri nasıl esir aldığını anlatıyor. Kimse evinden çıkmasın diye anonslar geçiliyor. Nükleer savaş ilan edilmiş gibi konuşuyor spiker. Hep eve davet var. Bir deli çıksa, “Herkes sokağa, kartopu oynamaya çıksın!” emri verse ne güzel olurdu. Baudelaire’in deyişiyle “ev”in içtenliğini artırıyor kış. Baudelaire soruyor: “Güzel bir konut kışın şiirselliğini daha da artırmaz mı?”

Bilmiyorum Baudelaire! Konutlarımız eskisi gibi güzel değil. Senden sonra epeyce modernleştik. Kartpostallarda gördüğümüz ve senin tarif ettiğin çatısından buzlar asılmış ahşap ev falan kalmadı artık. Dolayısıyla, kışın şiiri sadece Gaston Bachelard’a göre değil, bana göre de “Her şeyin farklılaştığı, çoğaldığı duygular! Kışın yedekte tuttuğu içtenlikler ve içtenlikle kuşandığımız incelikler” galiba. Yahya Kemal’in ‘Kar Musikileri’ şiiri uzaktan uzağa kendini söyletiyor burada: “Bin yıldan uzun bir gecenin bestesidir bu / Bin yıl sürecek zannedilen kar sesidir bu.” Okumaya devam edin


Follow

Get every new post delivered to your Inbox.

Join 401 other followers