Karanfil buğusu gözlerin
Gider bir ağacın üstünde durur
-nerede o ağaç şimdi, hangi anıyı kurutur-
Kış dönüyor benim olmadığım yerlerde
Dallarda kardan sesler
-iç içe geçiyor sesinle-
Yıkanıp duruyor çocuklar gecenin ipiyle
-yükselir mi dualarının rüyası-
Gökyüzünde yarım bırakılmış şehirler işte
-ıslak ve yeni dokunmuş ayrılıktan-
Benim olmadığım yerlerde
Kömür gözlü, havuç burunlu tüm gerçekler.
/… (Burada çoğalıyor sessizliğim -boğuluyor taşı indir denizin göğsüne-
Taşın kalbinden çekileli yalnızlığın yeşili -sine taş deniz- Bu sonsuz parantezi kapat!)
Benim olmadığım yerlerde sen yoksun
O yüzden dağları ateşe vermiş mecnun çıkageliyor şehre
Yüzünde bir siyah mektup -yarayı içine koymayı ihmal etmemiş üstelik-
Beklemektir kış, yahut tabut.
İsrafil’in eline kıymık batana dek.
-
-İçimde erimiş öpücükleriyle kış güneşi
Ağlamaklı bir şarkının kederli kardeşi-
onsekiz ocak ikibinoniki
Nergihan Yeşilyurt







