Nasıl Bir Soru, Necmi Zekâ

 -Bu şiir senin mi?..

-Hayır, senin… (s.72)

Necmi Zekâ’nın “Nasıl bir müzmin?” şiirinde geçen bu diyalog, aslında bir kitabı yazarken o kitap hakkında söylediğimiz her şeyin doğrudan ya da dolaylı olarak bizimle alakalı olduğunun güzel bir ispatı sayılabilir. Okur olarak, Nasıllar’ıma bakarken Zekâ’nın şahsi söyleyişlerinin altını çizerken buldum kendimi. Aslında normal olanın bozuk, korkunçmuş gibi görünen gölgelerin de masum olduğu evreninde Zekâ, bizi kendi Nasıllar’ımıza doğru zaten sürüklüyordu. Paçavralar içinde sendelerken şık ve gösterişli gibi davrandığımızı, başa çıkamadığımızı dik duruşlarla örtbas ettiğimizi alaycı bir şekilde işaret ediyordu.

“Sendeliyorsun… Gerçi göğüsleyiciyiz. Güya göğüsleyici.” (s.18)

Şairin bizim için bıraktığı boş alanda top koştururken ironik ve kederli kimlikler giyiniyoruz. Kişisel söylemler içinde toplumsal yüklenmeler, toplumsal söylemler içinde umutsuzluktan artmış bir içe dönmek var şiirlerde. Öyle ki şair nerede dayak yiyeceğini biliyor ve hazırlıklı gidiyor kelimelerin yerine:

“An itibariyle dayak yiyip gideceğiz.” (s.20)

Necmi Zekâ’nın Nasıllar’ı Haziran 2016’da okuru selâmlamıştı. Üzerinden geçen altı ay içerisinde şiir ve kehanet arasında düşüncelerimi pekiştiren mısraları arasında kaldım bir müddet. Bu konuya uygun girdiler aradım edebiyat eleştirmenlerinde. Metafizikten çıkarmalıydık şairi. Ancak aynalara dönmek klişesine de kurban edilemezdi. Öyleyse bir tekrirden bahsedecektik “Nasıl bir serenat?” ile meselâ:

“…
Ben gerekirse, o şey olurum.
Ben gerekli durum, gerekirse.

Yakan el, yanık el.

Lûtfuna âmâde –kullanım sürem.” (s.27)

Nasıllar’da şairin kendi dairesinden halkalar halinde genişleyen umutsuzluğuna bugünden bakarken “Hatır, tamtakır” diyoruz. Zekâ’nın kolaylıkla söylenmiş gibi görünen mısralarından Gülizep’ten, Mugalem’e uydurulmuş –icat edilmiş de diyebiliriz- kalıplarına kadar her şey, olağan akışıyla bize “Üretelim durmadan/ Leblebi çekirdek düşünceler” diyor. Felsefenin çıkış noktası sorularla bugünün düşünüyormuş gibi yapan insanları arasında kurduğu olağanüstü zıtlık, epey eğlendiriyor okuru. Ancak bu gösterimin gerçek olduğunu hatırlayana kadar:

“Bakkal kafalıyız.
Gençler, yalandan dolaşıyorsunuz.
Çok şey alıyorsunuz, bir şey almıyorsunuz.

Çakkal kafalıyız.
Gençler, yalandan konuşuyorsunuz.
Çok şey anlatıyorsunuz, bir şey anlatmıyorsunuz.” (s.68)

Sosyal medya kavramlarını kullanmadan, modern araçların gündelik ve geçici dünyasına bulaşmadan yalnızca şiirin yegâne malzemesiyle neler söyleyebiliriz hem kısırlaştırmadan söyleyişi hem de şekil ve muhtevaca yenileşerek. Zekâ’nın şiir dili için Osman Çakmakçı şunları söylemişti:

“Dönemin şiirselliğinin, şiirsel söyleyişinin, bakış açısının, dünyasının, giderek evreninin dışında yer alıyor bu şiir. Tanımlanmasının zor olmasının öncelikli nedeni bu. 1980 şairlerinden de kendi bağımsız yürüyüşü ile ayrılır. Kendine özgü, kaotik yapısıyla günlük yaşamın acımasız paranoyasını, şizofrenisini yansıtmaya çalışır. Her günkü tanıdık olaylar, sözler bu şiirde bir bıçak gibi saplanır insanın böğrüne.” (Hazır Şiirselliğe Karşı, Radikal Kitap, 26 Nisan 2013.)

Çakmakçı’nın Yere Yığılanlar Yere Çakılanlar kitabı üzerine söyledikleri, Nasıllar’da da tazeliğini koruyor. Necmi Zekâ’nın şiirinde iddiasını devam ettirebilen bir şiir görgüsü mevcut.

“Herkes kendi yoluna dünyası.
Dört deryası tel tel olmanın
Git gözüm görmesin’e doğru…

Bunlar genel görünümün
Çok çok azı üstelik.” (s.47)

Seksen soru soran kitap, sanki eleştirmenlere önceden bir cevapmışçasına “Nasıl bir eleştiri?” şiiri ile bitiyor. Sadece şiirlerin başlıklarında soru işaretleri görmeniz sizi yanıltabilir, kitabın bütün bir sorular yumağı, kendi kaosuna çok sıradan bir şeyi söylercesine buyur ediyor.

“Elimle koymuş gibi’nin kalbi
Nerede atıyor acaba? (Kolaylıklar dilerim.)” (s.91)

Çocuksuluk, karamsarlıkla sarılıyor. Normalleşmişin korkunç bilgisini, sıradan bir işi yapar gibi bildiriyor şair bize. Artık pembe ve albenili görünen ne varsa siyah bir uzaya tekabül edecektir. Yahut bütün bunlar benim bir yanılsamam:

“Sonsuzluğun bünyemize en uygun olanı:
Yedi düvelden intikam hayali.” (s.60)

İşbu yazı, Hece Dergisi Şubat 2017, “Şiir: 2016” dosyası kapsamında kaleme alınmıştır.

Reklamlar

About Nergihan Yeşilyurt

Seksenli yılların nisanında Trabzon’un Maçka’sında doğdu. Ev hanımı bir anne ile işçi bir babanın üç çocuğundan biridir. Üç yaşında ailesiyle birlikte İstanbul’a geldi ve halen bu şehirde yaşamaktadır. Üniversiteye kadarki eğitimini İstanbul’da tamamladı. Üniversite için Çorum’a gitti; Hitit Üniversitesi’nde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. Astronomi, Osmanlıca, tarih, psikoloji, sosyoloji, fotoğraf, tiyatro ve Klasik Türk Şiiri’ne meraklı. Çocukluğunun büyük bir bölümü köyde geçen biri olarak tabiatla iç içe olmayı daima sevdi. İlk şiirini on bir yaşında yazdı. Bu şiir İstanbul çapında düzenlenen bir yarışmada birinci oldu. Bu tarihten itibaren lise dönemine kadar okullarındaki edebiyat projelerinde yer aldı, bulduğu her şeyi okudu. Lisede okulunda çıkan Toprak Dergisi’nin editörlüğünü yaptı. Amatör olarak radyoculukla ilgilendi, üniversitenin panel, dinleti, söyleşi gibi organizasyonlarında spiker olarak görev aldı. Ayrıca üniversitede bir grup arkadaşla beraber çıkardıkları Baykara Dergisi’nde halkla ilişkiler bölümünün sorumluluğunu üstlendi. Sahte Vefa, Temrin, Serencam, İzdiham, Yumuşak G, Ay Vakti, Hacı Şair, Hece ve Mahalle Mektebi vb. dergilerde şiir yayımladı. Kültür-sanat ve kitap yazıları kaleme aldı; söyleşi yayımladı. “Yalan Ayaklı Dorothy” şiiri TYB 2014 yıllığında yer aldı. Dört yıllık muhabirlik, editör yardımcılığı tecrübelerinden sonra, bugün bir STK’nın projelerinden birinde editör olarak görev yapmaktadır. Bu aralar Gökçe Özder ve Ali Berkay ile birlikte Davud’un İnsanları isminde bir e-dergi çıkarmakta, ilk şiir kitabına hazırlanmaktadır. iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com Nergihan Yeşilyurt tarafından yazılan tüm gönderileri görüntüle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: