Dolmakalem vs. Dolmakalem

ilkkalem.jpg

Çok uzun zamandır aklımı meşgul eden bir yazıyı daha yazıp bu yükten kurtulayım diyorum. Pek çoğunuz biliyordur, bir süredir dolmakalemlerle içli dışlıyım. Bu iş nasıl başladı, nereye gidiyor, doktor yoksa ölecek miyim minvalinde soruları kısaca yanıtlayayım ya da sizi biraz yanıltayım dedim.

İşin latife kısmı bu yana, kendimi bildim bileli kırtasiye tutkum vardı, ama nasıl oldu da dolmakalem konusuna bu denli geç kaldım, hâlâ hayret ediyorum. Hemen yazının başında gördüğünüz Lamy’nin Alstar serisinden “Black Purple” isimli güzellik benim ilk dolmakalemim. Kendisi bana Hasan tarafından hediye edildi. İnsanın kardeşleri olması süper bir şey, bunu daha önce söylemiş miydim? Kendisi ile karşılıklı bu sevgili zehri aldık verdik. Yazmak içinde küçük kuleler yaptık.

Tabii, bu ilk dolmakalemden çok daha önce başladı bu hastalık, ilk virüsü de alakasız bir şey için internette gezinirken bulduğum bir blog’tan kaptım.

SAMSUNG CSC

Pilot Lady White Sakura Blossom

Yılların hasretinin sonunda, yukarıdaki güzelliği kalemliğime çok sevgili ağabeylerimdem biri sayesinde koyabildim. Pilot Lady White’ın bendeki modelinin ismi “Sakura Blossom”, bu sevimli arkadaş maki-e tekniğine benzer kabartma çiçeklere sahip, öyle mi, çok emin değilim. Maki-e tekniği için bakınız. Evet, siz de Japonların bu inanılmaz ince sanat anlayışı karşısında dilinizi yuttunuz değil mi. Her kadim sanat böyle zarafet dolu. Gerçek anlamda ilk ve tek maki-e kalemim yine bir abimdrn geldi doğumgünüm vesilesiyle: Platinum Kanazawa-leaf serisinden Cherry Blossom:

Ben bu yazıda sadece meraklısını ilgilendiren teknik konulara girmek istemiyorum. Bu konular

Geleyim asıl bana sıkça sorulan sorulara. Kalemliğime. Toplam 20 dolmakalemim var, bunların bir kısmı antika denilebilecek yaşta, ama beni antikalıklarından çok yazma kaliteleri ilgilendiriyor. Bu sayı zaman zaman arttı azaldı, hediye gelen giden, satılıp alınanlarla, arzu ettiğim bir kalemlik haline geldi. Kalemliğimin bu haline pek çok arkadaşımın katkısı oldu, varolsunlar.

Başlangıçta çok daha fazla detay vermek niyetindeydim. Bu işin asıl keyifli kısmı; araştırma, merak etme, isteme gibi basamaklardan oluşuyor. Kimsenin merakını önceden incitebilecek bir yargıyla konuşmaktansa kendi kalem sevgimden kısaca bahsetmekte karar kıldım. İster hikâyesi olan kalemler sevin (Eski ya da antika demek yerine böyle demeyi daha çok seviyorum.) isterseniz de kaleminizin hikâyesi sizin hikâyeniz olsun; dolmakalem bir yol arkadaşı, kullan at çağına karşı bir direnç noktası.

Son olarak bir istek listesiyle bitireyim, neler neler var siz de ölün isterim. 🙂 #wishlist

Reklamlar

About Nergihan Yeşilyurt

7 Nisan 1985 Trabzon/Maçka doğumlu. İstanbul Üniversitesi Türkiyat Enstitüsünde yüksek lisans yapıyor. İstanbul’da yaşıyor. İlk Şiirleri Hece, Mahalle Mektebi, Hacı Şair, Sahte Vefa, İzdiham, Dergâh gibi dergilerde yayımlandı. Arkadaşlarıyla Davud’un İnsanları e-dergisini çıkarttı. İlk şiir kitabı “Otomatların Marşı” Hece Yayınları etiketiyle Haziran 2016'da yayımlandı. Kitaba ulaşmak için: http://hece.com.tr/kategori/Siir/Otomatlarin_Marsi.html iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com Nergihan Yeşilyurt tarafından yazılan tüm gönderileri görüntüle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: