Kimdir?

7 Nisan 1985 Trabzon/Maçka doğumlu. İlk ve orta öğrenimini İstanbul’da tamamladı. Hitit Üniversitesinde Türk Dili ve Edebiyatı okudu. İstanbul’da yaşıyor.

İlk ŞiirleriHece, Mahalle Mektebi, Hacı Şair, Sahte Vefa, İzdiham, Dergâhgibi dergilerde yayımlandı.Davud’un İnsanlarıe-dergisinin yayın yönetmenidir.

İlk şiir kitabı “Otomatların Marşı” Hece Yayınları etiketiyle Haziran 2016 itibariyle raflardaki yerini almıştır.

Kitaba ulaşmak için: http://hece.com.tr/kategori/Siir/Otomatlarin_Marsi.html

HECE_otomatlarin_Marsi_3B

iletişim: nergihan.yesilyurt@gmail.com

Not: Nergi, Lazca’da “fidan” demektir. Latince Nöron kelimesiyle bağlantılı olarak sinir, duygu iletişimi sağlayan duygu damarlarına verilen isimdir. “-han” Farsça okumak, okuyan anlamını veren fiil eki. Böylelikle kişisel hayal gücünün de etkisiyle nergi-han, duygu okuyan demektir. Eğer Türkçe “Han” hakan, yönetici anlamı kullanılırsa da başka bir anlam çıkar ki… İsmim üzerine kâfi derece (uyduruk) etimoloji yaptığımı zannediyorum.

Reklamlar

One response to “Kimdir?

  • Eksilmeyen

    Keşke sen de olsaydın.

    Olsaydın da, uzak kalmasaydın.
    Gülmeyi on sekiz sene sonra, aynı acıları çektiğini farzettiği insanların yüzünde öğrenen bu yüzün, kendisini gülerken gördüğü aynalara…

    “Ne güzel olurdu” cümlesinin sonuna gelebilecek üç noktalar o kadar fazla ki…

    Sen olsaydında, yakışıklı gülüşlerim de ki kahkahaların, aç karnına içtiğini kimsenin bilmediği sigaralarının açlığına, maruz kalmasaydı cümlemiz de ki hiçbir nokta.

    Cümlemiz dedim değil mi…
    Bak yine yaptım.
    Durduk yere, senin hiç dahil olmadığın bir yalanla daha söyledim ikimizi.
    Yokluğumuzda, senin hiç dahil olmayacağın o kadar çok yalan söyledim ki kendime…

    Olsaydında, kendi yokluğuyla tanıştırsaydı seni, sadece olmadığını düşündüğün zamanlar uğradığın ama varlığına katlanmadığın bu kirlenmeyen yalan.

    Beni hiç unutmayacağını yazdığın her seferin, tadını unutmayı göze alamayacağım yağmurlara uğurladı kirpiklerimi.

    Düşenleri oldu içlerinden.
    Düştüler ve düştükleri yerden dönmeyi, hiç düşünmediler…

    Çünkü senin onlara dokunamayacağını biliyorlardı. Ve senin dokunamadığın hiçbir yaş, bir başkası tarafından farkedilmeyi haketmiyordu.

    Karşılarına birlikte çıkıp, el ele ağlatamadık ya onları…

    Yoksun diye falan değil, bu yüzden.

    Bu yüzden düşmüyorlar yollarına..

    Bu yüzden gözlerimin ucunda olmasına rağmen, söyleyemiyorum şarkımızı.

    Bu yüzden yazmıyor, yazdığım hiçbir şiir adını.

    “Hani, yoksun ya şimdi.

    -Sıksan- tetiği, yeridir.”

    Can Küçükoğlu

    (Bahsettiğim mevzu bu tırnak işaretleri içeresinde ki bölümden ibarettir hocam)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: